A MİLLİ TAKIMA SEÇİLİŞİM

1982 senesinde ilk defa A milli takıma seçildim. İlk turnuvam Yunanistan'daki Balkan Şampiyonası'ydı. Antrenörümüz Enver Göçener'di. O turnuvada ilk altıya girememiştim. Takımda yaşı en küçük olan oyunculardan biriydim. Semih Oktay, Dünya Baltacıoğlu, İsmet Kır, Faruk Saran, Zeki Uslu gibi küçükken hayranlıkla izlediğimiz abilerimle birlikte oynamak ayrı bir heyecandı.
Altınyurt'ta ise amatörce mücadele aynı zorluklarla sürüyordu. Voleybol müessese kulüplerinin yatırımıyla gittikçe daha profesyonelleşiyordu. Altınyurt bu paralı kulüplerin içinde kendi yetiştirdiği oyuncularla ligde tutunmaya devam ediyordu.

İlk Avrupa Şampiyonası elemelerine 1983 yılında Atina'da (Yunanistan) katıldım. Oyuna arada bir girip çıkıyordum. O zamanlar Yunanistan'da yaşayan ve Türkiye'de voleybolun gelişmesinde büyük katkıları olan Meno Zamboğlu da bu turnuvayı izlemişti. Milli takımda yeni olduğumdan beni tanımıyordu. Turnuva sonrası Milliyet gazetesinde benim hakkımdaki olumlu düşüncelerini okuduğumda çok duygulanmıştım. Çünkü turnuvada kötü sonuçlar almıştık. Ancak benim hırslı, inatçı ve çoşku dolu oyunumu gören Meno Zamboğlu, "Türkiye genç, dinamik bir pasör bulmuş. Adı Kenan Bengü. Bu çocuk gelecekte milli takımlarda çok başarılı olabilir, " diye yazmıştı. Sadece o günkü oyunumla değil, gelecekle ilgili olumlu sinyaller verdiğimi anlattığı için hiç unutamadığım ve etkilendiğim bir yazı olmuştu bu.
İlk Akdeniz Oyunlarına gene 1983'te gittim. Fas'ın başşehri Rabat'ta yapılan bu organizasyon da hayatımdaki önemli anıları kapsar. Takımda benim yaşıtlarım fazlalaşmaya başlamıştı. Takım yeni gelen gençlerle takviye oluyor ancak Semih Oktay, Ata Onar gibi isimleri değiştiremiyordu. Çünkü onlar yıllarca milli takımda görev yapmışlardı ve deneyimleriyle takımı başarıya götürüyorlardı. Genelde ben Ata Ağabeyin yerine zaman zaman oynuyordum. Bu turnuvada Enver Göçener beni daha fazla oynatmaya başlamıştı. Yöneticilerden gelen baskılara rağmen Enver Ağabey diretiyor ve beni oynatıyordu. 3-2 kazandığımız Mısır maçından sonra bana, "Sana güvendim ve benim yüzümü kara çıkartmadın. Aferin aslan," sözlerini unutamam.