1960'ın ilk yarısında sevgili antrenörüm Cafer Aksakal'ın DSİ Spor'da bize uygulattırdığı köşelere çabuk, yatık "jet pas", ortadan ve 2 no'dan kısa girişli tarz o zamana kadar yurdumuzda uygulanan voleybolu çağdaşlaştıran 1970'li yıllarda baban Sayın Mehmet Bengü ve Ekrem Günay ile birlikte çabaları sonucu Genç Milli takımımız Balkan şampiyonluklarıyla tanıştı. Bundan sonraki yıllarda modern voleybolun gelişen kombine hareketleri seyri en güzel uygulamalarına senin usta ellerinle ulaştı.
Senin yönetimindeki Altınyurt kadro kapasitesi ne olursa olsun iyi servis karşılığı her maçında karşı takımın korkulu rüyasıydın. Milli takımımız için vazgeçilmez pasör oldun. Enternasyonel turnuvalarda kazandığın "en iyi pasör" ödülleri Türkiye'nin başarılarına katkılarının göstergesi oluyordu.
Sönmez Filament'e transferini gerçekleştirirken tartışmasız pasör yeteneğin ve inandığım lider oyuncu vasıflarınla üç yıldır kıl payı kaçırdığımız şampiyonluğu seninle yakalayacağımıza inancım tamdı. Senden sonra onaylamasam da yapılan diğer transferler ve ekip içinde ve yönetimle yaşadığım uyumsuzluklar istifamı gerektirdi. Ve birlikte çalışabilme isteğim çok kısa bir deneyim olarak kaldı.
Bugün, pasörlük yeteneğini ve bu becerini uygulamadaki ustalığını hiç kimsenin tartışamayacağı faal voleybol yaşamını jubilenle bitiriyorsun. Ümit ediyorum ki bu son, yeni Kenan'ların voleybol sahalarında boy göstereceği antrenörlük yaşamının başlangıcı olsun.
Sağlıklı, mutlu ve başarılı olmanı diliyorum.

MEHMET AKPINAR