1983 yılında yaptığım jübile'de, formamı çıkarıp Kenan'a verdiğimde muhakkak ki bir şeyler düşünmüş olmalıydım. Düşüncelerimde haklı çıktığım için çok mutluyum. Antrenörlüğünü yaparken birçok hareketinin, düşüncelerinin benim hissettiklerimle aynı olduğunu hep dikkatle izledim. Bazen çok sinirlenirdi, ve o arada dışarı çıkıp nefes alması, toparlanması gerektiğini düşündüğümde, bana çok çabuk davrandığımı belirtirdi. Hangi sayıda, nereye pas atacağını, ne yapacağını % 90 tahmin edebiliyordum. Hakemle ne zaman diyaloğa girip ne zaman keseceğini'de iyi hesaplardı. Ama hiçbir zaman kendisini attırıp takıma zarar vermeyeceğine de emindim.
Meşhur plasesini attıktan sonra, hemen beni arardı ama ben hep saklanırdım.
Bizlere her ne kadar, genç pasör eğitimi yüzünden sitem ettiysen de, bundan sonra bu görev büyük bir ihtimalle sana düşecek, ve herkes sana yardım edecek. Yoksa 40-45 yaşındaki pasörlerle liglerimize devam edeceğiz.
Antrenörlük yapacağına ve başaracağına kesinlikle inanıyorum. Ama en büyük sorunun, kaliteli bir pasör olduğun için biraz zorlanacaksın, ve çok şeyi beğenmeyeceksin, F.B'de iken, hem oyuncu, hem de antrenör yardımcılığımı yapıyordu. Gözgöze geldiğimizde, ne istediğimi hemen anlayıp ona göre hareket ederdi. Böyle zeki, anlayışlı, inatçı, tatlı sert, kaliteli bir oyuncuyla, bir insanla, Milli Takım'da ve F.B.'de beraber olmaktan çok mutlu oldum.
Spor çok nankördür, camiadan kopmadan, unutulmadan, hemen devreye girip, en iyi yerlere gelmen gerekiyor.
Her ne kadar seninle uzun süre beraber olan bazı arkadaşlar, en iyi pasör ölü olanıdır deseler de, sen onlara bakma, smaçörlerin son anda ne yapacakları belli olmaz. Bunu bizler gayet iyi biliyoruz.
Bence en kısa zamanda uçuş derslerine başlamalısın. Çünkü Kartalkaya ve Saroz'dan büyük bir ihtimalle sıkılmışsındır.
Bundan sonraki hayatın'da başarı, sağlık, mutluluk diliyorum.

İSMAİL VURAN